Bavyera Mutfağı-2: Bira

Yaklaşık 200 yıldan beri Bavyera’nın başkenti Münih’te düzenlenen dünyaca ünlü Oktoberfest, bu yıl 20 Eylül-5 Ekim arasında gerçekleşiyor ve ben de dünyanın dört bir yanından 6 milyona yakın turistin akın akın kente geldiği yılın bu en kutlu günleri şerefine, eylül ayı boyunca Açık Mutfak’ı tamamen Bavyera’ya ve Bavyera Mutfağı’na ayırıyorum.

Bu taraflara yolu düşecekleri, eğlenirken öğrenmek isteyenleri; güney Almanya‘nın mutfağını, iklimini, gündelik hayatını merak edenleri şöyle alalım. Willkommen auf der Wiesn!

(2. yazı: geçen hafta kaldığımız yerden devam)

Bira

Bavyera biraları, tüm dünyaya yayılmış bir üne sahiptir. Filtreleme ve fermantasyon tekniği, kullanılan buğday veya arpa türü, su ve alkol oranı, malt ve maya gibi öğeler ise bira firmaların sundukları ürünleri ayrıştıran temel faktörlerdir. Bölgede üretilen biranın tadı ve kalitesi yüzyıllardan beri korunur çünkü genel olarak üreticiler, köklü büyük ailelerdir ve geleneksel yöntemlerle üretime devam ederler. Bu işletmelerinin başlıcaları: Löwenbräu, Hofbräu, Paulaner, Augustiner, Hacker-Pschorr, Spaten ve Schneider Weisse.

Bira konusunda her yudumda bir saygı duruşunu hak eden Bavyera’da sıkça karşılaşabileceğiniz yerlerin başında bira bahçeleri (Biergarten) gelir. Yöredeki her bira fabrikasının kendine özgü bira bahçesi vardır ve bu bahçelerin en önemli özelliği, ahşaptan yapılmış okul sıraları halinde uzunca masalarının ve yine aynı uzunlukta arkaya yaslanılmayan oturma yerlerinin olması, dileyenin evinden yiyeceğini getirip buradan alacağı birası ile saatlerce kestane ağaçlarının altında oturup keyfini çıkarabilmesidir.

Amaç, hızlıca bira içip kaçmak değil, tadını çıkararak, dinlenerek ve sosyalleşerek bir kültürü yaşatmaktır. Bu yüzden birayı genellikle Maßkrug‘da yani 1 litrelik bardaklarda içmek makbuldür. Dileyenler için yarım litrelik bardaklar da vardır. Ancak bu sizin burada turist olduğunuza dair bir ipucu olarak algılanabilir. Bazı yerlerde (mesela Englischer Garten’daki Chinesischer Turm‘da), bölgenin kıyafetlerinden (Tracht) giyip sahneye çıkmış kalabalık bir orkestranın çaldığı ve söylediği şarkılarla neşenize neşe katabilirsiniz.

Ayrıca bira, burada kutsal bir içecek sayılır. Kanunen belli bir saatten sonra içki satışı yasak olsa da bira, ‘temel besin maddesi’ sayıldığından, zamansal veya mekansal bir satın alma sınırlaması yoktur.  Yani Bavyera’da kimse birasız kalmaz, birasız bırakılmaz.

Ancak son araştırmalar göstermiş ki Almanya, dünyanın bira lideri olduğu halde, ülkenin genelinde en çok tüketilen içecek kahveymiş. Su gibi bira içilen Oktoberfest dönemi, bu araştırmanın dışında bırakılmış olmalı zira 2 hafta içinde 6 milyon turistin yanında Bavyeralılar’ın da festivale geldiğini hesaplamamış olmalılar. (devamı haftaya)

*Bu yazı 10.09.2014’te Radikal Blog’da yayımlanmıştır: http://blog.radikal.com.tr/kent-kulturu/bavyera-mutfagi-2-71907#

*Fotoğraf: google.com

Leave a Comment