maden

yerin dibindeyim çok karanlık üzerime çöküyor sanki tepedeki bütün aydınlık simsiyah ellerim, kollarım, ayaklarım kaza süsü verecekler yine, biliyorum kaçınılmaz kaçıp kurtulamaz bir haldeyim kömür gözlerimden alevler çıkıyor kırmızı bağırıyorum … Okumaya devam et →

matruşka

içim içime sığmıyor bugün herbir içimden ben çıkıyorum sanki herbirimin vadesi ayrı, rengi farklı denizin içinden balık bulutun içinden yağmur midyenin içinden inci çıkar gibi ellerim üşüyor sessiz sokaklarda koşuyorum … Okumaya devam et →

taş kahve

taş kahve’ye geliyor taş gibi bir hatun oturmuş sakızlı kahve içiyor, sade bir elinde sakızlı dondurması bir elinde fotoğraf makinesi belli afilli biri havalı saçları kırmızı ojeleri kocaman gözleri sürmeli … Okumaya devam et →

fauna

daha rahmine düşmeden sevdin beni bekledin ılık ılık ısıttın içini yatağımı hazırladın yorganımı kalın henüz kızıl değildi saçların fırtına öncesi sessizliği nedir daha bilmiyordun beni bekledin gönüllü yalnızlığına bilinçli bir … Okumaya devam et →

dülger

özgürlük parkındayım hafif tatlı esiyor yüzüme ılık ılık okşuyor yanaklarımı nisan dört rüzgarı nefesimin farkındayım mutluluk içimde, dışımda anasondan rakı, üzümden şarap şişelerde durduğu gibi durmuyor bazen hayat bahar artık … Okumaya devam et →