İstanbul’un yalnız ve kalabalık vapurları ile Bülent Ortaçgil şarkıları

Vapurlar. İstanbul’un vapurları. Koşup yetişilen, kaçırdıkça uzağa giden, artık yandan çarkı olmayan vapurlar… İki yakasını biraraya getiren İstanbul’un. Sarı-beyaz çizgili deniz bekçileri. Bu aralar Bülent Ortaçgil şarkıları gibiyim; ikidir vapuru … Okumaya devam et →


Bir Şili Masalı

Gel zaman git zaman, mevsimlerden yaz, aylardan ağustos, hatta ayın 5’i, bir perşembe günü, gidiyorum gündüz gece uzun ince ülke Şili’de, altın ve bakır çıkarılan San Jose maden ocağında büyük … Okumaya devam et →


Babalık

Babalık, kelimenin ilk anlamıyla baba olma halidir. Ancak eski Türk filmlerinde de sıkça karşılaştığımız bu sözcük, çoğu zaman “n’aaber babalık?!” şeklinde hayatımızda yer etmiştir. Baba ise, iki adet –ba hecesinden … Okumaya devam et →


İstanbul neyin başkentiydi kuzum?

2010 yılının sonbaharı iyice hissettirdiği serin soğuk günlerindeyiz; klimaların sıcağa ayarlandığı, radyatörlerin havasının alındığı, yazlıkların baza altına kaldırılıp kışlıkların dolaptaki yerini aldığı ıssız günler… Yani yılın sonuna yaklaşıyoruz hızla ama … Okumaya devam et →


SUsarsak hepimiz öleceğiz

1. Dünya HE-İKİ-O Savaşları başlamadan bir şeyler söylemeli, SUsmamalıyız. SU’yun hayatımızdaki önemini anlatmama hiç gerek yok, biliyorum. Çünkü hepimiz az ya da çok bir şeyler biliyoruz SU ile ilgili. Benim … Okumaya devam et →