kadın

Turgut Uyar’dan…

Posted on 2 December 2013

…bir balığın adı geçebilir sonra nasıl bir balık? yenmeyen. sonsuz giysisiyle bir adabarbunyası kandökücü bir denizaygırı ile birlikte hiç söz etmemeli poliyesterden plastikten ama bir dana kemiği hiç unutulmamalı keyifle eti sıyrılacak elbet sonra rakı da susuz ve imkanlı bir ev: çatısı unutulmuş bir kedi! patileri tüylü toprağa basmamaktan ama şişman onurlu tembel ve yeşilli… -Turgut Uyar, Büyük Saat – Bütün Şiirleri  *Görsel: google.com

Latife Tekin’den…

Posted on 11 March 2013

“Eskiden de, şimdi de, mutluluğun erkeklerle yaşanacak ilişkilerden geleceğini sanan kadınlar vardı çevremde. Böyle iyi eğitimli, meslek sahibi entelektüel kadınlar da tanıyorum; halktan, yoksul kadınlar da… Yaşanacak bir aşktan, erkeklerden ne çok şey bekliyorlar. Hayatımızı paylaştığımız erkekleri de kendimizle beraber olamayacak bir mutluluk arayışı azabından kurtarabilmemiz için güçlü bir eser yaratmamız gerekir, erkeklerden çok kadınlar için düşünü kurduğum bir şey bu benim. Kendine ait bir oda yetmez, o odanın içinde sarsıcı bir şey yaratmak gerekir. Tabii ki, kadınlar yaratıcı damarlarınıRead More

matruşka

Posted on 28 April 2012

içim içime sığmıyor bugün herbir içimden ben çıkıyorum sanki herbirimin vadesi ayrı, rengi farklı denizin içinden balık bulutun içinden yağmur midyenin içinden inci çıkar gibi ellerim üşüyor sessiz sokaklarda koşuyorum durmaksızın çekilmiş kahvenin kokusu vazgeçilmez uzaklıkta saatleri ileri almışken o gün zamansız sevdalar peşinde koşuyorum herbir aşktan sağ çıkıyorum sanki yaralar alıp devam ediyorum kalbim bedenime sığmıyor bugün mercan gözlerinde yeni bir şeyler arıyorum iyiden iyiye, içten içe iç işlerim karışıyor sen gittikçe seni içime aldığımdan beri herbir içimden senRead More

taş kahve

Posted on 17 August 2010

taş kahve’ye geliyor taş gibi bir hatun oturmuş sakızlı kahve içiyor, sade bir elinde sakızlı dondurması bir elinde fotoğraf makinesi belli afilli biri havalı saçları kırmızı ojeleri kocaman gözleri sürmeli her geçen ona bakıyor en az bir fasıl kem gözler çıkaracak yine kahve renkli falı sanki biraz dertli, biraz telaşlı ama oldukça da serinkanlı şuh bir kahkaha atıyor ansızın beyaz tişörtlü bakıyor, esmer delikanlı hesap diyor ‘üç tele’ yokluyor çantasını, veriyor parayı elleri ateş gibi yanıyor hatun ve ayakları eveRead More

SİYAH SÜT: Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon

Posted on 28 December 2007

Siyah Süt, feminist, bencil, son derece kararsız, sürekli değişim halinde olan (hem şehir, hem aşk, hem ülke, hem ev, hem sevgili, hem vs.), başına-buyruk; ancak yavaş yavaş, yaşı gereği, içinde bir yerlerde anne olmak-aile kurmak-yerleşik hayata geçmek dürtülerinin baş gösterdiği bir “çokedebiyatçı-çokyazar-çokdüşünür”ün; loğusa döneminde (öncesi ve sonrasında) yaşadığı mutsuz, karamsar, dışa-kapalı, içe-dönük, bol-gözyaşlı, az-kahkahalı, kalem-tutamayan, hiçbir şey-okuyamayan günlerini anlatan ve yazıldığı anda unutulması istenen, bir otobiyografik roman. “Siyah Süt”, elbette bir metafor: depresyonu, karanlığı, hastalığı, üzüntüyü; sütün bembeyaz olması gerekenRead More

Paprika Paper Goods

Takipte kalın

Yeni yazılarımdan anında haberdar olmak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazıp "Abone ol" butonuna tıklayınız.

Bumerang

Bumerang - Yazarkafe

Uyarı

Belirtilenler dışında tüm fotoğraf ve yazılar Doğacan Onaran'a aittir. İzinsiz (ç)alıntı yapılamaz. Ancak sayfa linki ile paylaşılabilir.